ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee’den Tepki Çeken Açıklamalar: “İsrail Hepsini Almalı”
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Tucker Carlson’a verdiği röportajda İsrail’in “vadedilmiş topraklar” iddiasını dini referanslarla savundu. Gazze’deki sivil ölümler, İsrail’in nükleer programı ve İran gerilimine ilişkin açıklamaları uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee’den Tepki Çeken Açıklamalar
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Amerikalı gazeteci Tucker Carlson’a verdiği röportajda, İsrail’in Orta Doğu’daki toprak iddialarını dini referanslarla savunarak uluslararası kamuoyunda tartışmalara yol açtı.
Röportajda Huckabee, Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne uzanan geniş bir coğrafya için “İsrail’in Tevrat’a dayalı hakkı olduğunu” öne sürdü. İsrail’in bu bölgelerin tamamı üzerinde egemenlik kurmasının “teolojik ve tarihsel” bir hak olduğunu savunan Huckabee, “İsrail’in onların hepsini alması iyi olurdu çünkü Tanrı onu onlara verdi” ifadelerini kullandı.
Gazze ve Çocuk Ölümleriyle İlgili Sözler
Röportajda Gazze’de yaşanan sivil kayıplara ilişkin soruları da yanıtlayan Huckabee, İsrail’in askeri operasyonlarını savunarak, İsrail’in “isterse çok daha ağır sonuçlar doğurabilecek bir güce sahip olduğunu ancak bunu kullanmadığını” ileri sürdü. Bu açıklamalar, özellikle çocuk ölümlerine dair sözleri nedeniyle sert eleştirilere neden oldu.

Pollard Görüşmesi ve Irak Savaşı Savunması
Carlson’ın, İsrail adına casusluk yaptığı gerekçesiyle ABD’de yargılanan ve daha sonra İsrail’e iade edilen Jonathan Pollard ile yaptığı görüşmeye ilişkin sorusuna Huckabee, söz konusu görüşmenin büyükelçilik binasında ve güvenlik önlemleri altında gerçekleştiğini, gizli bir toplantı olmadığını söyledi.
Huckabee ayrıca, 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgaline ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bu sürecin “terörle mücadele” kapsamında gerçekleştiğini ve İsrail’in ABD’nin “en yakın müttefiklerinden biri” olduğunu savundu.
İsrail’in Nükleer Programı ve İran Gerilimi
İsrail’in nükleer silah programına yönelik iddialar hakkında konuşan Huckabee, İsrail’in “kendini savunma hakkı” bulunduğunu ifade ederek, ABD ile bu konuda iş birliği içinde olunduğunu dile getirdi. İran’ın nükleer faaliyetlerini “küresel bir tehdit” olarak nitelendiren Huckabee, bu söylemin savaş kışkırtıcılığı değil, “caydırıcılık” amacı taşıdığını öne sürdü.
Carlson’ın, İran ile olası bir savaşın ABD açısından ağır sonuçlar doğurabileceğine yönelik uyarılarına ise Huckabee, İran yönetiminin uzun yıllardır ABD karşıtı söylemler kullandığını savunarak yanıt verdi.

“Vadedilmiş Topraklar” Tartışması
Röportajın en dikkat çeken bölümünde Huckabee, İncil’e atıfta bulunarak “vadedilmiş topraklar” söylemini açık şekilde savundu. Bu yaklaşımın ABD’nin dış politikasıyla neden örtüştüğü sorusuna ise Huckabee, “İncil böyle söylüyor ve bu kutsal bir hak” yanıtını verdi.
Huckabee’nin bu açıklamaları, uluslararası hukuk, Orta Doğu dengeleri ve ABD’nin bölgedeki rolü açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
