OSMAN DURMUŞ’UN YILLAR ÖNCEKİ UYARILARI YENİDEN GÜNDEMDE!

Osman Durmuş’un 1999 Marmara Depremi sonrası ABD hastane gemisine izin verilmemesi, kan örnekleri ve aşı politikalarına yönelik uyarıları, Epstein dosyalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte sosyal medyada tekrar tartışılmaya başlandı. Osman Durmuş’un Marmara Depremi sonrası ABD hastane gemisi, DNA ve kan örnekleri ile aşı politikalarına dair uyarıları, Epstein dosyalarının yeniden gündeme gelmesiyle tekrar tartışılıyor.

OSMAN DURMUŞ’UN YILLAR ÖNCEKİ UYARILARI YENİDEN GÜNDEMDE!

1999 Marmara Depremi’nin ardından ABD’ye ait 2 bin kişilik bir hastane gemisinin Türkiye’ye gelmesine izin verilmemesi, dönemin en tartışmalı kararlarından biri olarak hafızalara kazındı. Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş, geminin “iyi niyetli olmadığı” yönündeki açıklamalarıyla kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, karar hem siyasi hem de toplumsal düzeyde yoğun eleştirilere neden olmuştu.

Aynı dönemde, Oktar Babuna olayı kapsamında Türkiye genelinde toplanan kan örnekleri de kamuoyunun gündemindeydi. Osman Durmuş, söz konusu kan toplama sürecine sert şekilde karşı çıkmış; bunun bir “DNA operasyonu” olabileceği uyarısında bulunmuştu. On binlerce kişiden alınan kan örneklerinin akıbeti ise aradan geçen yıllara rağmen netlik kazanmadı ve uzun süre tartışma konusu oldu.

Osman Durmuş, ilerleyen yıllarda domuz gribi aşıları başta olmak üzere ilaç, aşı ve küresel sağlık politikalarına yönelik eleştirel tutumunu sürdürdü. Alışılagelmiş sağlık politikalarının dışında kalan görüşleri nedeniyle sık sık “komplo teorisi” üretmekle suçlanan Durmuş, kamuoyunda yoğun tartışmaların odağında yer aldı.

Bugün gelinen noktada, geçmişte dile getirilen bu uyarıların bir kısmı hâlâ tartışılmaya devam ediyor. Son günlerde Epstein dosyalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, küresel güç ağları, biyoteknoloji, veri güvenliği ve insan bedeni üzerinden yürütülen tartışmalar yeniden alevlendi. Bu gelişmeler, Osman Durmuş’un yıllar önce yaptığı açıklamaların sosyal medyada yeniden paylaşılmasına yol açtı.

Aradan geçen uzun yıllara rağmen cevaplanmamış sorular gündemdeki yerini koruyor. Tartışmalar sona ermiş değil; yalnızca zaman zaman üzeri örtülmüş görünüyor.