111 Yıl Önce Çanakkale Siperlerinden Ramazan Mektubu

Çanakkale Savaşı’nda Ramazan ayında cepheden yazılan 111 yıllık mektup, Mehmetçiğin sahursuz oruç tutarak verdiği iman ve fedakârlık mücadelesini günümüze taşıyor.

111 Yıl Önce Çanakkale Siperlerinden Ramazan Mektubu

Çanakkale Savaşı sırasında, Ramazan ayının ikinci gününde cepheden yazılan ve bugün hâlâ yürekleri titreten bir mektup, Mehmetçiğin iman gücünü ve fedakârlığını gözler önüne seriyor.

Mektupta anlatıldığına göre, dönemin Şeyhülislamlığı cephedeki askerler için oruç tutmama yönünde fetva vermesine rağmen, askerlerden biri gönlü razı olmadığı için oruca niyet ediyor. Sahur vaktinde, siperlerin yakınındaki çalılar arasında bulduğu iki kök çiriş otu ile sahur yapıyor.

Gün boyunca süren yoğun çatışmalara, kazılan siperlere ve artan taarruzlara rağmen susuzluk hissetmediğini aktaran asker, akşam vakti siperlerde okunan ezanla birlikte iftar anını anlatıyor. Bir mataranın elden ele dolaştırıldığı iftarda, herkesin yalnızca su ile orucunu açtığını fark ediyor.

O ana kadar sadece kendisinin oruç tuttuğunu zanneden asker, tüm bölüğün sahursuz şekilde oruç tuttuğunu öğrenince büyük bir mahcubiyet yaşıyor. Sahurda yediği iki kök ot nedeniyle bile kendisini arkadaşlarına karşı borçlu hisseden asker, Erzurum’dan Tokat’a, Sivas’tan Anadolu’nun dört bir yanına kadar cephede oruçlu şekilde şehit düşen silah arkadaşlarının hakkını nasıl ödeyeceğini sorguluyor ve gözyaşlarına hâkim olamıyor.

Bu satırlar, Çanakkale’de verilen mücadelenin yalnızca bir savaş değil; iman, sabır ve kardeşlik destanı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.