2024 Yerel Seçimlerinin Şifresi: AKP Neden Kaybetti, CHP Nasıl Kazandı?
Y2024 yerel seçim sonuçları yalnızca fakirleşme ya da sekülerleşme ile açıklanamaz. Asıl belirleyici, partilerin seçmene sunduğu anlatı oldu. AKP “Gerçek Belediyecilik” söylemini inandırıcılıkla taşıyamazken, CHP bu boşluğu güçlü bir performans ve kapsayıcı dil ile doldurdu.
024 Yerel Seçimlerinin Şifresi: AKP Neden Kaybetti, CHP Nasıl Kazandı?
2024 yerel seçim sonuçları, yalnızca ekonomik yoksullaşma ya da toplumdaki sekülerleşme eğilimiyle açıklanamaz. Bu seçimlerin asıl belirleyicisi, partilerin seçmene sunduğu anlatı oldu. Yerel seçimleri genel seçim mantığıyla okumak ve partilerin saha organizasyonlarını yeterince analiz edememek, sonuçları öngörmeyi zorlaştırdı.
Bu yazıda, 2024 yerel seçimlerinin Türkiye’de bir “seküler dalga”nın ürünü olmadığını; sonuçların, AKP’nin inandırıcılığını kaybetmesi ve CHP’nin bu boşluğu güçlü bir performansla doldurmasıyla şekillendiğini savunuyorum.
AKP Neden Kaybetti?
AKP, uzun yıllar boyunca “Hizmet Belediyeciliği” ve “Gerçek Belediyecilik” anlatısıyla seçmeni etkiledi. “Onlar konuşur, AK Parti yapar” gibi sloganlar, yerel seçimleri hizmet ve icraat merkezli bir yarışa dönüştürdü.
Ancak 2019 sonrası dönemde AKP, yerel seçimlerde güvenlikçi “bekâ” söylemine ağırlık verdi. Bu, seçmenin yerel yönetimlerden beklediği hizmet algısıyla çelişti. Belediyelerde artan aksaklıklar, yolsuzluk iddiaları ve görünür hizmet eksikliği, AKP’nin kendi yarattığı gerçeklikle ters düşmesine yol açtı.
2024’e gelindiğinde AKP yeniden “Gerçek Belediyecilik” söylemine dönmek istedi. Fakat artık bu söylem inandırıcılığını kaybetmişti. Emeklilere yönelik vaatler dahi seçmende karşılık bulmadı. Artan kredi yükü, azalan kamu harcamaları ve memnuniyetsizlik, özellikle AKP’nin kendi tabanında kırılmalara yol açtı.
Sonuç olarak AKP, oy kaybından çok daha önemlisi olan anlatı gücünü kaybetti. Seçmen, “çalıyor ama çalışıyor” cümlesini artık kurmadı.
CHP Nasıl Kazandı?
CHP, yerel seçimlerin doğasını doğru okudu. Seçmenin beklentisinin “kimlik” değil, “hizmet” olduğunu fark etti. Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun liderliğinde aday profilleri, sahadaki performans ve iletişim dili bu beklentiye göre şekillendi.
Adaylar, küçük ölçekli de olsa somut hizmet deneyimine sahip isimlerden seçildi. İmamoğlu’nun samimi, kapsayıcı ve görünür iletişim tarzı, seçmene “değerli” hissettirdi. Bu model, birçok ilçede birebir taklit edildi.
CHP’nin başarısında üç unsur öne çıktı:
-
İnandırıcılık: Hizmetin görünür kılınması ve şeffaflık vurgusu.
-
Kapsayıcılık: Kürt seçmeni dışlamayan, kimlikleri çatışma alanına dönüştürmeyen dil.
-
Doğru kitle okuması: Cemaat, muhafazakâr ve kararsız seçmenle doğrudan çatışmayan bir yaklaşım.
AKP’nin hizmet üretmekte zorlandığı alanlarda CHP, “yapan belediye” imajını inşa etti. İstanbul ve Ankara’da bu durum, AKP seçmeninden CHP’ye oy geçişini mümkün kıldı.
Sonuç
AKP, yerel seçimlerde kendi yarattığı “hizmet gerçekliği”ne uymayı başaramadı. CHP ise ortaya çıkan boşluğu güçlü bir anlatı ve sahici performansla doldurdu.
2024 yerel seçimleri, seçmenin fakirleşmesinden çok, inandığı hikâyenin değişmesiyle şekillendi. Yerel seçim ile genel seçimin farklı anlamlar taşıdığını göremeyen AKP karşısında, CHP kitlelerin gerçekliğiyle örtüşen bir anlatı kurarak inandırıcı kaldı.
